Bebek büyümeye başladı
Dinçer Başdemir03 Şubat 2009
Tam 2 yıl önce bugün, daha önce birkaç denemem olmasına rağmen, daha ciddi anlamda blog yazma sevdasıyla dinolog.com’ u hayata geçirmiştim. Ciddi anlamda desem de bu konuyu bu kadar önemseyeceğimi de tahmin etmemiştim. Öyle ki bir süre sonra dinolog hayatımda çok önemli bir yer teşkil etmeye başladı. Bunun birçok sebebi olabilir. Örneğin, blog için bir yazı hazırlama süreci her zaman çok kolay olmayabiliyor. Kolay görünse de tasarlamak, güzel ve akıcı bir dil kullanmak, imla hataları yapmamak, yazdığınız yazıya okuyucu gözüyle bakabilmek, yazının okunmasını sağlamak gibi kriterler önemli bir emeği gerektiriyor.
Dinolog’ ta ilk yazdığım yazı ile son yazdıklarıma bakıp kıyasladığımda ne kadar fark olduğunu görmek iyi hisettiriyor. İlk başlarda çok da özenmediğim, en azından çok fazla içerik girme hevesiyle kısa kısa yazılar yazdığım (tabii ki çok uzun yazılar olacak diye bir kural yok ancak en azından içeriğin doyurucu olması biraz daha önemli geliyor artık) ve kullandığım dilin biraz da olsa geliştiğini görüyorum. Tabii bu durumu herkes farklı değerlendirebilir. Neticede bir özeleştiridir.
Her ne olursa olsun blog yazmanın artık dünyada çok önemi bir yeri olduğu aşikar. Ülkemizde biraz daha emekleme aşamasında olsa da çok yakın bir zamanda hakettiği yeri bulacağına inanıyorum. Çünkü dünyada birçok blog yazarı bunu bir iş olarak görüyor ve blog yazarak hatırı sayılır, hatta normal bir işte çalışarak kazanamayacağı paraları kazanabiliyor. Bunun yanında düşüncelerini insanlarla özgürce paylaşabiliyor, ürünlerini pazarlayabiliyor, çevre ediniyor, ünlü olabiliyor v.s. Blog yazmanın önemini kavrayan büyük markalar blog yazarlarına destek oluyor, reklam veriyor, hedef kitlelerine kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Kısaca artık blog yazarları internete yön verebiliyor.
Dünyanın en şanslı blog yazarları ABD’ de bulunuyor. Çünkü ilk olarak kendi dillerinde yazdıkları içeriği dünyanın hemen her yerinden insanlar takip edip, okuyup, anlayabiliyor. İkinci olarak da kullanıcı profili biraz daha farklı, ilgili, meraklı (internet konusunda). Bizim internet kullanıcı profilimiz biraz daha farklı. Örneğin ülkemizde -yanılmıyorsam- 20 milyon civarı internet kullanıcısı var ancak bunların çoğu interneti msn kullanmak, flash oyun sitelerinde oyunlar oynamak, fıkra okumak v.s olarak görüyor. Elbette ki bunlar da bir şeydir ve bütün kullanıcılardan friendfeed’ e rss feedleri, linkler, videolar, çeşitli mesajlar göndermesini, twitter ile anlık mesajlar, linkler göndermesini, sosyomat’ ta bir etiket altında fikir üretmesini, ekşi sözlük entrylerini takip etmelerini bekleyemeyiz. Ama en azından blogları daha fazla okumalarını, yazılara yorum yapmalarını, hatta mümkünse blog yazmalarını bekleyebiliriz.
Blog yazarlarının çok iyi anlayabileceği üzere, bir yazıyı emekle hazırlayıp yayınladıktan sonra onun pek ilgi görmemesi, çok fazla okunmaması, aylar geçse de yazı altındaki yorum bölümünün sürekli boş olması çok acı bir şeydir. Evet yazdıklarınızı insanların okuması kolay değil, bu gazete için bile muhtemelen öyledir. Ancak işin en kötü yanı yakın arkadaşlarınızı, ailenizi bile yazdıklarınızı okumaya, onlara yorum yazdırmaya zor ikna etmeniz ve hatta zaman zaman edememeniz. Bütün bunlar yeri geliyor şevkinizi kırabiliyor, “Yazmayı bıraksam mı” diye kendi kendinize sorduruyor, haftada en az birkaç yazı yazmanız gerekmesine rağmen blogunuz “arada bir yazabildiğiniz” bir yer haline gelebiliyor. Elbette ki bırakmayıp devam etmek çok önemli. Çok yakın bir zamanda blog yazarları ülkemizde de çok önemli bir yere sahip olacak, mutlaka değerini bulacaktır.
Neyse çok uzatmadan nice yaşlar diliyorum sevgili Dinolog’ uma. Herkese blog yazmayı öneriyorum. Umarım daha uzun seneler dinolog yoluna devam eder ve ben de yazmaya devam ederim.

3 Şubat 2009, 09:29
Daha uzun yıllar dinolog’la birlikte oluruz umarım. Nice yıllara.
3 Şubat 2009, 11:06
@ulas, teşekkür ederim. Hep beraber olmak isteriz..
3 Şubat 2009, 11:56
Tebrikler … Devamının gelmesi dileğiyle..
3 Şubat 2009, 12:52
Umarım çok daha büyük yaşları da “sevgili Dinolog” unla birlite olursun. Nice uzun yıllara.
Sevgiyle kal
3 Şubat 2009, 12:55
bu arada;
biraz daha ÖZ!türkçe yazmağa gayret edersen sevinirim,
örneğin, “Teşkil etmek” yerine: kaplamak, oluşturmak vb. “imla hataları” yerine yazım yanlışları gibi.
3 Şubat 2009, 13:17
@alidesidero, teşekkür ederim uyarın için ancak sen de biraz daha düzgün Türkçe kullanırsan sevinirim. Örneğin, “yazmağa” yerine “yazmaya” desek daha doğru olmaz mı? Türkiye Türkçesi’ nde “yazmağa” diye bir şey yoktur. Ama sanırım Azeri Türkçesi’ nde kullanılıyor. Zira biz Türkiye Türkçesi kullanıyoruz. Yorumları yazarken yaptığın yazım hatalarını hesaba katmıyorum.
3 Şubat 2009, 13:33
Sevgili Dinçer
Polemiğe girmek istemiyorum, ama ben blog yazmıyorum. Amacım seni kırmak değil, sadece, yeni jenerasyonun seni daha iyi anlamasını sağlamak için biraz eleştri yapmıştım.
Yazım yanlışlarından söz etmişken, istersen yazını bikez daha gözden geçir.
3 Şubat 2009, 13:49
:)) Ben de eleştirdiğin içi en başında teşekkür etmiştim zaten. Tekrar teşekkür ederim.
3 Şubat 2009, 20:07
nice yaş günlerine dinolog… :)
3 Şubat 2009, 23:47
@Onur çok teşekkürler.
5 Şubat 2009, 10:09
Canım dostum sevgili Dinçer gözün gibi bakıp çok emek verdiğin,umarım daha iyi yerlere gelecek olan sevgili Dinolog’unun 2. yaşı kutlu olsun.Yeni yaşında umarım ben de daha çok yazı ile Dinolog’a katkıda bulunmayı ümit ediyor ve evet söz veriyorum :).Nice yıllara Dinolog…
5 Şubat 2009, 10:15
Teşekkürler, beklentilerimiz o yönde @Asil ;)
5 Şubat 2009, 12:42
Canım benim,gözbebeğinin 2. yaşını kutlarım.Dinolog’u daha iyi yerlere getireceğinden hiç şüphem yok.Yazından kendime de ders çıkardım ve artık ben de daha dikkatli olacağım :)) . Beraber güzel şeylere de imza atıp,umarım o projelerin de burda olduğu gibi yaş günlerini kutlarız.
5 Şubat 2009, 12:50
Dinçercim,gözbebeğinin 2. yaşı kutlu olsun.Dinolog’u daha iyi yerlere getireceğinden şüphem yok,doğru yolda olduğun yazdıklarından belli oluyor.Yazından kafama doğru gelen bir taş bazı şeyleri anlamamı sağladı :)).Umarım beraber gerçekleştireceğimiz projelerimizin de yaşgünlerini kutlarız…
5 Şubat 2009, 12:57
Dinçercim,gözbebeğinin 2. yaşı kutlu olsun.Dinolog’u daha iyi yerlere getireceğinden şüphem yok,doğru yolda olduğun yazdıklarından belli oluyor.Yazından kafama doğru gelen bir taş bazı şeyleri anlamamı sağladı :)).Umarım beraber gerçekleştireceğimiz projelerimizin de yaşgünlerini kutlarız..
5 Şubat 2009, 15:47
@Onur, çok teşekkür ederim de canım benim, ilk yorumu yazıp “yönetim onayından sonra yayınlanacaktır” yazısını görmemişsin ve tekrar tekrar değiştirip yazmışsın. Ben de hepsini onayladım, çok komiksin;)
7 Şubat 2009, 05:22
Yaşasın bizimde artık internette bir soyadımız var.Seni seviyorum..Nice yıllara.Yazında çok güzel olmuş.Sen bize daha çoook lazımsın..
7 Şubat 2009, 16:47
Birgi bey beni cok mutlu ettiniz efendim. Tesekkur ederim
16 Şubat 2009, 11:42
emeğin, özenin ve sabrın için teşekkürler, mükemmel bir site olmuş. başarılarının devamını bekliyoruz.
16 Şubat 2009, 12:54
@Pınarhisar, teşekkürler çok naziksin:)
30 Mart 2009, 12:18
Aslında Türkiye’de bu kültürün eksikliğini kendimiz adına avantaja çevirmek de bizim elimizde. Gerçekten insanların okumaya değer bulacağı kalitede ilgi çekici yazılara mutlaka okuyucudan da yanıt gelecektir.
Medyada ses bulabilen, kendi dünyasında üne kavuşabilen insanlar var çevremizde. Bu iyi örnekler sadece insanların ilgisini çekmiyor, bir yandan da onları yazmaya özendiriyor olabilir. Gerçi millet olarak tembel olduğumuz için üretmekten kaçtığımızı görmek beni hiç şaşırtmaz.
30 Mart 2009, 13:19
@Burcu Doğan haklısınız. Kesinlikle ülkemizde de blog yazarlığı iyi yerlere gelecek buna inanıyorum. Sadece belki biraz uzun sürecek. Şu anda belirli bir kullanıcı profili tarafından zaten gereken ilgiyi görüyor ancak daha fazla olması ve genel bir ilginin artması biraz zaman alacak gibi. En azından artık bazı televizyon kanallarının, gazetelerin bloglara önem vermesi, zaman zaman onlardan bahsetmesi bile bir başarıdır diye görüyorum.