Sanal alemin yeni modası: Lifestreaming
Dinçer Başdemir06 Ağustos 2008
Özellikle Friendfeed‘ in popülerliğinin artmasından sonra lifestream kavramı sanal dünyamıza iyiden iyiye yerleşmeye başladı. Lifestreaming kısaca; insanların sanal ortamda ya da gerçek hayatta yaptıklarını, gezdiklerini, gördüklerini diğer insanlarla paylaşması olarak açıklanabilir. Buna microblogging (mikro bloglama) diyebiliriz. Örneğin; Twitter da bildiğimiz üzere bir microblogging formatıdır ve burada amaç o an ne yapıyorsak, ne hissediyorsak, ya da ne söylemek istiyorsak onu arkadaşlarımızla paylaşmamızdan ibaret. Bu sayede herkes sizden haberdar olabiliyor.
Son günlerin modası Friendfeed ise bunun biraz daha genişletilebildiği bir ortam olup, sosyal ortamlarda yaptığımız her hareketi arkadaşlarımızla paylaşmamızı sağlıyor. Örneğin; Twitter’a yaptığımız bir girdi, del.icio.us‘ a eklediğimiz bir link, blogumuzda yazdığımız bir yazı, flickr‘ a eklediğimiz bir resim, digg‘ lediğimiz bir haber v.s hepsi anında orada görünüyor ve isterseniz arkadaşlarınız ile bu konuda orada tartışabiliyorsunuz.
Lifestream örneklerine tumblr, posterous eklenebilir. Bu web siteleri de yine birer microblogging örneği. İstediğiniz bir linki, resmi ya da videoyu v.s gönderebiliyorsunuz. Hatta posterous’ ta herhangi bir üyelik dahi gerekmiyor.
Yine bir Friendfeed benzeri olan Swurl de size bir subdomain veriyor ve bir wordpress bloguyla Frienfeed’in birleşimine benzeyen bir arayüzle sizi selamlıyor. Ancak Swurl’ ün farkı timeline adındaki bölümde gizli. Timeline görünümünde sizin eklediğiniz bütün linkler, resimler ya da twit’leriniz v.s. bir takvim görünümünde karşınıza çıkıyor. Bu da daha önceki girdilerinize dönüp bakmanızı kolaylaştırıyor.
LifeStream.fm de yine adı üzerinde bir lifestream ağı. Yine Friendfeed ile benzer özellikler gösteren, tasarım açısından Friendfeed’ten biraz daha iyi olan bir yapıya sahip.
Kendi blogunuzda da yayınlayabilirsiniz
Peki biz bunu Friendfeed ya da Swurl benzeri programlarla değil de kendi blogumuzda yapabilir miyiz? Dediğimiz gibi son moda lifestream bloglar. Şuradaki ReadWriteWeb‘ in güzel yazısında bazı kişilerin bloglarını bir lifestream blog haline dönüştürdüklerini görebiliyoruz. Ayrıca bütün blogunu değil de yalnızca blogunda tek bir bir sayfada sosyal hayatını ziyaretçilerine gösterenler de var. Bütün bunları Wordpress bloglarında kullandıkları buradaki güzel plugin ile gerçekleştirenlerin yanında kendi yazılımlarını hazırlayanlar bile bulunuyor. Bunlara en güzel örneklerden birisi de Sweetcron.
Sweetcron %100 açık kaynak kodlu bir yazılım ve geliştiriciler isterlerse kendi Sweetcron’larını yazabiliyorlar. Bu güzel yazılım Tokyo’lu Yongfook adlı geliştirici tarafından yaratılmış. Friendfeed’ten daha farklı, daha görsel bir işleyişe sahip ve kendi hostunuzda barındırabiliyorsunuz. Kendi blogunda canlı bir örneğini görebilirsiniz. Sweetcron’a şuradan üye olabilirsiniz ancak henüz deneme aşamasında olduğu için bir süre beklemeniz gerekebilir.
Bloglamanın biraz daha popülerliği azalıyor ve microblogging daha önemli hale geliyor gibi görünüyor. Gerçi Blog genel bir kavram olarak önümüzde uzun yıllar daha var olacaktır, buna kuşku yok ancak daha sosyal bir yapıya sahip olan lifestreaming çok daha popüler olacağa benziyor. Çünkü insanların kendini anlatma, kendi yaptıklarını gösterme, paylaşma isteği hiçbir zaman bitmeyecektir. Aynı zamanda Lifestreaming kavramının da bu anlattıklarımızla sınırlı kalmayacağını, ileride daha ayrıntılı bir şekilde (Örneğin; insanların günlük yaşamlarını canlı ve görüntülü bir şekilde yayınlaması ki örnekleri var) karşımıza çıkacağını da düşünebiliriz.

6 Ağustos 2008, 20:13
burdan şu sonuç çıkıyor özelimizi paylaşmaya ne kadar meraklıyız =)
6 Ağustos 2008, 22:52
Evet haklısın dünyadan bir “BBG” fırtınası ve türevi programlar geçmişti hatırlarsanız.
11 Ağustos 2008, 00:24
Dikkat ettiyseniz, yapilanlar genellik -yazi yazdim, -sunu pingledim, -bu filmi yükledim, -stumble olmus site seklinde. Sosyal hayatta yapilanlarin paylasimi cok az. Aslinda, sosyal hayatimizi internet elimizden aldi gibi geliyor ya
11 Ağustos 2008, 01:16
@Mehmet; bence sosyal hayatı internet elimizden aldığı için zaten bu gibi projeler oluşuyor. Internet’ te sosyalleşmeye çalışıyoruz hepimiz. Çünkü bir şekilde buna mecburuz, iletişim kurmalıyız. “Gerçek” sosyal hayatta yapılanların paylaşımı ise bence de çok az. Ancak Twitter’ da buna biraz yakın şeyler görebiliyoruz. Wi-fi, 3G gibi konularda ülke olarak bir gelişim sağlayabilirsek, taşınabilir cihazların artmasıyla “twittervari” servislerin kullanımında gerçek hayattan kesitleri daha çok görebiliriz diye düşünüyorum.
15 Ağustos 2008, 07:41
Eğer ynlış anlamadıysam Twitter tarzı bir olay sanırım, bu olaylar yüzünden hayatımız kısa loglardan oluşur hale geldi, sanki hafıza özürlü yaratıklar gibi ne yapsak not alıyormuşuz gibi hissettiriyor.
15 Ağustos 2008, 16:11
[...] kaynak Bu sayfaya link verebilirsiniz.<a href="http://adtechr10netseoyarismasi.net/sanal-alemin-yeni-modasi-lifestreaming.html" >Sanal Alemin Yeni Modası | Lifestreaming</a> Yazýyý Paylaþ: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider. [...]
24 Eylül 2008, 00:30
sosyal hayatı öldüren bu siteleri şiddetle kınıyorum :P
şaka bir yana Türkler’de doğru dürüst bu tarz bi sistem kullanan yok! Firmasal bazda çok daha etkili. Ben bi Türk olarak her yaptığımı neden yazayım, her yaptığım olay neden takip edilsin, yarın öbür gün sen bu siteye girmişsin deyip başıma üşüşmesinler :)
Kısa lafın özü bence gizlilik her zaman iyidir.
4 Ekim 2008, 15:01
Artık ipin ucunu kaçırdım yetişemiyorum web 2.0′ın yeni servislerine :)
8 Aralık 2008, 22:08
Bu ne ya, yeni yeni servisler çıkıyor, yok twitter yok lifestreaming, ne gerek var özelimizi paylaşmaya deil mi ama:d